19 Aralık 2012 Çarşamba




  21 aralık 2012'den çok şey bekliyorum.

gerçekten ihtiyacımız olamayan ancak bize ihtiyaçmış gibi algılatılan tüm fazlalıklardan kurtulup,unuttuğumuz farkındalıklara geri döneceğimizi,sahip olduğumuz ancak kullanamadığımız beyinlerimizi tam kapasite kullanmaya başlayacağımızı,dolayısıyla kaşık bükmekten çok öteye gideceğimizi,doğaya karşı savaşan değil bilimin gücünü doğayla barış içinde yaşamak için kullanan yazılı haklara ihtiyaç duymadan gerçek bilinçte insanlar olarak herkesin birbirini konuşmadan anladığı,kimin ne giydiğiyle kimin ne izlediğiyle uğraşılmayan her bir enerji kırıntısının faydalı üretimde kullanıldığı bir dünyaya dönüşeceğini umuyorum gezegenim. 2012 yıldan fazladır olmamış. bi gece de mi olacak demeyin. Ya olursa ?

Benim gibi pek çok insanın beklentiler bağladığı 21 aralığa 2 gün kaldı. Neler olacağını hep beraber göreceğiz veya görse de anlayamayacak olanlar belki şimdilik aramızdan ayrılıp anlayabilecek formlarda geri dönecekler zamanı gelince. Peki ya hiç bir şey olmazsa !? Eğer Marduk gezegeni, Gezegenimize bilmemne açısıyla geçmez ve foton kuşağı başlamazsa neler olacak ?
Olmakta olanlar devam edecek. Örneğin; Alman askerleri patroyit füzelerini yerleştirecekler. Suriyeli göçmenler ve Van depremzedeleri üşümeye devam edecek.. Başbaş bağıracak M.A.B ıı'layarak yorumlayacak. Yine Eminönü'nde ki Yeni Camii'nin önünde acar muhabirler halka mikrofon uzatıp mesela Başkanlık sistemine dair sorular soracak. Final sınavlarına gireceğim ve çeşitli işlerde çalışmaya devam edeceğim. Her sabah kişisel alanıma hiç tanımadığım yüzlerce insan girecek okula giderken ve İstanbul'da kalabalık artmaya devam edecek.. Belediye işlerini yapmak için yine en olmadık saatleri seçecek günler duyarlı insanlar için işkence olmaya devam edecek. Kadınlar "kendilerini seven" erkekler tarafından öldürülmeye devam edecek. Kız çocukları evlendirilecek,sömürülecek.. Bir yerlerde açlıktan ölmekte olan çocuklar ölmeye devam edecekler.. Bizim kazanmak için totolarımızdan terler akıttığımız maaşlarımızın yarısı o paranın 100'de birine çalışan çocukların yaptığı ayakkabılara gitmeye devam edecek. Muhafazakarlaşan Memleketimiz daha da muhafazakarlaşırken kimse en büyük günah olan israfın önlenmesi için geri-dönüşümün yaygınlaşmasına uğraşmayacak. Aileleri ve çevreleri tarafından anlaşılmayan çocuklar öldürmeye devam edecek. Beyinleri yıkanmış zavallı Amerikan askerleri hiç tanımadıkları ve hiç anlayamayacakları insanların topraklarında "ülkeleri için" ölmeye ve öldürmeye devam edecekler. İnsanlar şuursuzca Tüketim Tapınaklarında birbirlerini ezerek gereksiz tüketime devam edecekler.. Teknoloji ve bilimin tüm imkanları yeni silahlar üretmek için kullanılmaya devam edecek. Yeni hastalıklar çıkacak o hastalıklara çareler bulundukça yerlerine yeni hastalıklar türeyecek.

Tüm bunlar ve daha fazlası artık olmamalı. Varlığımızın nasıl gerçek bir nimet olduğunu fark etmeliyiz. Gezegenimizin kıymetini bilerek "ödünç" olduğunu hiç unutmadan, her hareketimizin torunlarımızın çocuklarını nasıl etkileyeceğini düşünerek yaşamalıyız. Uyanmalıyız. Uyanmalı. Uyan !!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder