29 Aralık 2011 Perşembe

80 darbesi,Uğursuzluk ve İbonun Suikastçısı Uçmak

Hayatımda ilk defa bayıldığımda 5 yaşımdaydım !Güneşli bir pazar sabahıydı. Güneş gökte yalınzdı çünkü hüzünlü bulutlar bizim yanımızdaydı.Uğursuz bir gün. Uğursuz günlerin birbirini kovalayarak geldiği bir dönemeç.365 gün sonra hala Uğursuz !neredeyse 20 sene oldu. Uğurun gözleri hala açık. Sadece yakınlarının değil bir satırıyla bir cümlesiyle kalbine değdiği herkes hala kanıyor. . .Annem ve Babamla meydana gittiğimizde güneş tüm gücüyle parlıyordu,sanki sizin yapamadığınızı ben yapayım,ben aydınlatayım diyordu.Hüzünlü bulutlar aşağıda bizimleydi. Seslendim: Neden buradasınız diye,bu hüzün çok ağır dedi içlerinden biri.Bayılmışım. . .Kendisine saygısız değilim.Bana hitap etmese de sanatçıdır. Allah şifa versin. Bir Hocamın dediğine göre 80 darbesinden kazançlı çıkan tek insanmış bu ülkede.Yalnız değildir muhakkak. Kimsenin kimsenin canına kast etmeye hakkı yok elbet.Hangisi daha değerli diye sormuyorum. Öyle şey mi olur. İnsanız.Uğursuzluk devam ediyor.Uğur'un gözleri açık. Huzursuzum. .Hatırlatayım dedim. .

11 Aralık 2011 Pazar

Rica etsem. . .

- Zannediyorum bir şeyler eksik ! 
- 29 aralık ve 2 ocak imzaların eksik
- YOk ,yok öyle değil! Ailem eksik mesela mutluluk,huzur. . Ben bir parça eğilmiş demirim gerim eksik,tam değilim yahu anlasanıza,bir yerim eksik !
- Onu diyorum bende, imzan eksik kızım!
-Rica ederim ben sizin kızınız değilim! Bunu kabul etmemi beklemeyin benden !
-Alla alla,çattık!
Haydi yavrum_Pardon küçük hanım rica etsem şuraları imzalar mısınız?
-Pek tabii, Acaba ben rica etsem bileklerimi keser misiniz ?
-Neden?!
-Ben imzalamadan bu neden diye sormadım!
-İyi de biliyorsunuz,Bu gerekli_
- İyi ya siz bilmiyorsunuz ama bu da gerkeli!
-Artık gitseniz iyi olacak,şakanın tadını kaçırdınız!
-Gitsem iyi olacak, beni hiç ciddiye almadınız!

Haz/2010

Homesick*

Çünkü oraların insanı yağmur yağınca şimşek çakmasına,kış dedin mi hafif tembelce evde pineklemesine alışkındır.Kış günü yalancı baharla doludur oralarda.Atkı,eldiven pek gerekmez bi kazak bi kot ceket yeter. Soba yanmaz,klima gerekmez kış günü bile güneş ısıtır görünürdeyse.. . Yoksa güneş ortalarda yağmur yağar,yağar.Hafifler,hızlanır ama durmaz.Şimşek çakar,dere taşar derken bir gün yine güneş açar. Havası böyle kış gününden ne beklersen oraların insanından da onu bekle.Farklıdır orların insanı.Yağmur yağdı mı tembelleşir ama yağmur sonrası toprak kokusunu hiç kaçırmaz.Zaten önü denizdir ardı orman.Çam dediğin kışında yeşildir.Hele balı kahvaltıda nasıl yenir! Balığa gider orların insanı,balık da rakısız gitmez gari. Kışında döngüsü vardır,kimisi başka yere gider orlardakilerden haber alır. Yoluna bakanı olur orlardan gidenin çünkü küçüktür orlar ama orların insanı büyüktür. İşte sebebi de budur oraların insanının az bulunmasının.Her içinde yaşayan "oralı" olamaz. "Oralı" olabilmişleri tanımak kolaydır.Hep gülümserler onlar. Yürürken dikkatli bakarsanız görürsünüz orların insanı sanki ayağı yere değmeden yürür. . .Ve orların insanı üşenmez,yürür.Orlarda yürümek güzeldir. Şöyle bir yürür gelirsin,deniz kenarından,çarşının içinden , palmiyelerin arasından. Bisikletli çocuklar,mutlu görünen insanlar arasından geçer eşe,dosta rastlarsınız çünkü orlarda yürürken eş dost da sağolsun, bırakmazlar bir çay içmeden.Orlardan hiç uzaklaşmadan çok uzaklaşabilirsiniz oralardan. . Bu satırları okurken aklınıza bir yer,tanıdık insanlar ve daha önemlisi "ev" geliyorsa sizde orlardan olmalısınız. O halde bir gün orlarda görüşüveririz ya biz ;)


*:evözlemi
2 Ocak 2011 Pazar

İyi pişmiş biftek yanında taze salata


Sahip oldukları kelimelerden ibaret bir kadın ile kelimelerin gücünü bilen,lakin kendinden başkası kullanınca o güce hiç itimat etmeyen bir adamın hikayesini anlatacak kelimeler hangileri?
Kadın tazedir.Adam pişmiş.Kadın kısa zamanda çok kelime biriktirmiş heybesinde,öyle ki taşıyor sürekli. Yanından geçenin bile üzerine saçılıyor hep en güzelleri.Adamın da dolu heybesi. Adam daha hakim kelimenin sırrına,harcamış ya o da boşa zamanında şimdi hep arıyor içinde heybenin. Zar zor çıkıyor artık adamın kelimeleri heybesinden. Böyle öğrenmiş o da zaman dedesinden.Bizim taze hepten mahküm kaybetmeye. . . Adam sadece kelimelere değil hakim musiki tellerine de,kolay mı erişmek pişmişliğe ?Dışarıdan bakınca pişmiş biftek yanı taze salata gibi,pek şahane görünüyorlar göze. .İçerde,kadın pişmekte.Adam pişmiş ya zati,olmuş ya önceden.Kadın pişmekte.Fokur fokur kazan içinde,har ateş üstünde,damla damla buhar altında.Adam pişmiş ya zati,biliyor karıştıracağı vakti.Kadın pişmekte.Dökülüyor ya hala kelimeler heybesinden,yanında yöresindekiler seçme.Kadın pişmekte.Karıştırıyor heybesini " nerede,en güzelleri nerede?".Lügatlarda karşılığı yok "aşk"ın.Kadın pişiyor, döne döne . . .Kadın artık pervane.Kelimeler olmuş su gibi,akıyor yatağında dere.Musikinin telleri,titretiyor yüreğini.Kadın artık pervane.Döne döne öğrenilmez ki musiki.Kadın artık pervane.Ölüme değin döne,döne.



dün

Makamına Sayın. .

Sayın Başbakan Gs'nin stadını yaparken çıkarıp cebinden mi para vermiş? Devlet,Ülkeyi iyi temsil eden Spor Klüplerine yardım etmek durumunda değil mi zaten? Kaldı ki o stadı yapan para benzin alırken benim cebimden çıkan vergi değil mi !? Eğer ki cebinden çıktıysa Sayın Başbakanın o para, bir elin verdiğini öteki el bile görmemelidir,haberi yok mu Sayın Başbakanın !? yanlış anlamasın şahsına değil makamına sayın. . .



16 Ocak 2011 Pazar

4 Aralık 2011 Pazar

! Aşk-I'sTanbuL !

Yıldızlar bile saklıyor kendini ondan
Güneş isin,
Dolunay bulutların ardına saklanıyor
Oysa biz içinde yaşıyoruz
Şehr-i'sTanbul'un !
Denizi deniz gibi değil
Canın çekti mi atlayamazsın içine
Yüzülmeyen deniz mi olur acanım ?!
Ve büyük
Ve karmaşık
Ve kalabalık
Ve soğuk
Ve uzak
Ve nokta,nokta,nokta
Oysa biz içinde yaşıyoruz !
O bizi hep zorluyor,
Onun yüzünden hep geç kalıyoruz
Ve "O" kıskanıyor başka şehre gidince
Rüyalarımıza gelip geri çağırıyor
Ve biz
hep dönüyoruz şehr-i'sTanbul' a
Ve biz, bir kez ciğerimize girip içimize işledi mi,
kopamıyoruz "O"ndan
O kadar güzel bir Cadı ki Istanbul
Canımız yansa da kazanda olmak için 
Ç I L D I R I Y O R U Z
Sırf kazanı karıştırırken "O" nu izleyebilmek için
Çünkü aşk böyledir!
Seni zorlar
Seni yorar
Seni geciktirir bazen kendine bile
Karmaşıktır
Üşütür,yakar,yine üşütür,yine yakar !
Uzaklaştırır kendine bile
Acıtır hep daha, daha fazla
En yakınların bile anlayamaz seni
Hatta güzelliğini tartışırlar sevgilinin
Ama sen,
Kendin bile bilmeden 
Nasıl,niçin,N E D E N ?
Düşersin aşka
yanarsın,donarsın
dolarsın, taşarsın
kaçarsın bazen
bazen en dibi yaşarsın !
Çünkü aşk böyledir;Istanbul gibi
İstanbul gibidir aşk
Aşk gibidir İstanbul

İstanbul gibi aşk
aşk gibi İstanbul
istanbul aşk
aşk istanbul
Aşk-I'stanbuL
Haz/2binOn