11 Aralık 2011 Pazar

Homesick*

Çünkü oraların insanı yağmur yağınca şimşek çakmasına,kış dedin mi hafif tembelce evde pineklemesine alışkındır.Kış günü yalancı baharla doludur oralarda.Atkı,eldiven pek gerekmez bi kazak bi kot ceket yeter. Soba yanmaz,klima gerekmez kış günü bile güneş ısıtır görünürdeyse.. . Yoksa güneş ortalarda yağmur yağar,yağar.Hafifler,hızlanır ama durmaz.Şimşek çakar,dere taşar derken bir gün yine güneş açar. Havası böyle kış gününden ne beklersen oraların insanından da onu bekle.Farklıdır orların insanı.Yağmur yağdı mı tembelleşir ama yağmur sonrası toprak kokusunu hiç kaçırmaz.Zaten önü denizdir ardı orman.Çam dediğin kışında yeşildir.Hele balı kahvaltıda nasıl yenir! Balığa gider orların insanı,balık da rakısız gitmez gari. Kışında döngüsü vardır,kimisi başka yere gider orlardakilerden haber alır. Yoluna bakanı olur orlardan gidenin çünkü küçüktür orlar ama orların insanı büyüktür. İşte sebebi de budur oraların insanının az bulunmasının.Her içinde yaşayan "oralı" olamaz. "Oralı" olabilmişleri tanımak kolaydır.Hep gülümserler onlar. Yürürken dikkatli bakarsanız görürsünüz orların insanı sanki ayağı yere değmeden yürür. . .Ve orların insanı üşenmez,yürür.Orlarda yürümek güzeldir. Şöyle bir yürür gelirsin,deniz kenarından,çarşının içinden , palmiyelerin arasından. Bisikletli çocuklar,mutlu görünen insanlar arasından geçer eşe,dosta rastlarsınız çünkü orlarda yürürken eş dost da sağolsun, bırakmazlar bir çay içmeden.Orlardan hiç uzaklaşmadan çok uzaklaşabilirsiniz oralardan. . Bu satırları okurken aklınıza bir yer,tanıdık insanlar ve daha önemlisi "ev" geliyorsa sizde orlardan olmalısınız. O halde bir gün orlarda görüşüveririz ya biz ;)


*:evözlemi
2 Ocak 2011 Pazar

1 yorum: